Dizi: "Babylon Berlin" 1. Sezon Üzerine

Babylon Berlin, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından siyasi ve toplumsal gerilimlerin yoğunlaştığı Weimar Cumhuriyeti’ne, 1929 yılının Berlin’ine götürüyor bizi. Köln’den yeni gelen polis memuru Gereon Rath’ın yürüttüğü soruşturma başlangıçta yerel bir suç vakası gibi görünse de kısa sürede emniyet teşkilatını, siyasi grupları ve sınırları aşan çıkar ilişkilerini içine alan karmaşık bir yapıya dönüşüyor.


Dizinin prodüksiyon zenginliği ilk bölümlerden itibaren dikkat çekiyor. Mekânlar, kostümler, müzikler ve kalabalık oyuncu kadrosu, dönemin Berlin’ini yalnızca görsel olarak yeniden kurmakla kalmıyor; farklı toplumsal kesimlerin bir arada yaşadığı hareketli bir şehir izlenimi de yaratıyor. Gece hayatının gösterişi ile yoksulluk ve siyasi şiddet arasındaki keskin fark, anlatının başlıca gerilim kaynaklarından biri.

Gereon Rath, savaşta yaşadıklarının etkisini hâlâ taşıyor. Geçmişinden kaynaklanan sorunlarla uğraşırken bir yandan da karmaşık bir soruşturmayı yürütmeye çalışıyor. Emniyette birlikte çalıştığı Bruno Wolter’a güvenememesi, işini daha da zorlaştırıyor. Charlotte Ritter’ın hikâyesi ise Berlin’de yoksul bir kadının çalışma ve yaşam koşullarını göstererek dizinin anlattığı dünyayı genişletiyor.



Babylon Berlin dikkatle izlenmeyi gerektiren, çok sayıda karakter ve olay örgüsünü bir arada yürüten bir dizi. Bu yoğunluk zaman zaman hikâyeyi takip etmeyi güçleştirse de dönemin belirsizliğini ve çatışmalarını aktarmasına katkıda bulunuyor. Dizinin en güçlü yanı, Berlin’in kültürel canlılığını gösterirken bu canlılığın altında biriken huzursuzluğu da gözden kaçırmaması.


Yorum Gönder

0 Yorumlar